Günün Fırsatı

27 Ekim 2011 Perşembe

Deprem ve Reklam



Türkiye, şehit haberlerinin ardından aldığı deprem haberleriyle bir kez daha sarsılıp kriz içine sürüklenirken, bazı firmalar akılcı stratejiler ile bu krizden kendilerine pay çıkarmayı başardılar. Bu firmalar, Van'a yardım ediyoruz mantığıyla yola çıktılar. Bir kısmının amacı da buydu: "Van'daki insanlara yardım etmek", ama bazı firmalar var ki; bu firmaların amacı yardım etmek değil sadece yardım adı altında çok büyük reklam yapmak.

Televizyon kanallarından tutun da inşaat şirketlerine kadar tüm firmalar bir yardım oluşumu içine girdiler. Hepsinin yaptığı yardımlar elbette ki çok güzeldi ama bazı firmaların yaptıkları yardımı koşullu tutması ya da üzerine basa basa her yerde duyurmaya çalışması, yardımın esas amacının ne olduğunu bize çok güzel bir şekilde sunuyor.
Örnek verecek olursak, Show Tv de program yapımcılığı yapan Acun Ilıcalı, şehit ve deprem haberlerinin ertesi akşamı eğlence programı yapıyor diye sosyal medyada yerden yere vuruldu. Yine depremzedeler için Türkiye'de ilk defa gerçekleşen, 18 kanalın ortak yayın yaptığı geceye Show Tvnin katılmaması bu tepkileri artırdı ve "Acun'un kanalı" olarak nitelendirilen Show Tv bir nevi aforoz edildi. Acun'un ve Show Tv'nin sergiledikleri bu tavırlar, açıkcası onlara çok şey kaybettirdi. Acun program yapmayıp, Show Tvde ortak yayına katılsaydı eğer, kazançları bir gecelikten çok daha fazla olacaktı eminim.


Peki gelelim ortak yayına. Kanal D nin kuruculuğuyla gerçekleşen ortak yayında tam tamına 62,522,197 TL toplandı. Ortak bir amaç uğruna bir araya gelen "düşmanların" bu hareketi izleyiciler tarafından çok güzel tepkiler aldı. Benim dikkatimi çeken şey, programın sunucularından Beyazıt Öztürk'ün sık sık " Kanal D başlattı" tipindeki cümleleri oldu. Bu da aslında bir reklam aracıydı çünkü. Belki de bilerek yapmadı Beyaz ama bu onlara inanılmaz bir sempati kazandırdı. Önümüzdeki günlerde bunun meyvesini toplayacaklarından eminim.

Diğer şirketlere baktığımızda, kimi koşul koydu demiştim. Evet bunu yapan oldu. Onur Air nasıl olduysa Facebook üzerinden "Beni severseniz yardım ederim" gibi bir kampanya başlattı. İnanılmaz bir şeydi bu aslında. Onur Air gibi sosyal medyayı olabildiğince olumlu kullanan, ve müşteri memnuniyetine önem veren bir firma nasıl olur da yapardı böyle bir hatayı. Bu hatanın ardından sosyal medyada tepkiler çığ gibi büyüdü Onur Air'e karşı. Twitter da Onur Air depremin üzerinden 4 gün geçmesine rağmen hala en çok konuşulan konular arasında. Bu tepkilerin ardından firmadan "Yanlış anlaşıldık, bizim amacımız yardım etmekti" dense de, eleştirilerin önünü kesmek artık imkansızdı. Onur Air bu depremle bir yıkımın içine girdi ve bakalım bu enkazdan nasıl çıkacak ya da çıkabilecek mi?
Bir diğer firma var ki, yaptığı kamyonlarca yardımı bir kez bile çıkıp, " Biz bu kadar yardım yaptık" diye söylemeyen ve gerçek amacı yardım olan. Sütaş'tan bahsediyorum. Kamyonlarca yiyecek ürün gönderen firma, bu yardımları hiç bir reklam kaygısı gütmeden yaptı ve hiç bir şekilde bir yerde firma yetkilileri tarafından belirtilmedi. Bir şekilde duyulan bu yardımlar, sosyal medyada insanlar tarafından çok hoş bir şekilde karşılandı. Bu da , Sütaş her ne kadar reklam kaygısı gütmeden yardım yapsa da, firmaya güzel bir reklam kaynağı oldu.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder